DOLAR 8,86151.13%
EURO 10,40200.75%
ALTIN 499,051,68
BITCOIN 372402-3,50%
İstanbul
18°

AZ BULUTLU

19:06

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Salihli’den Silikon Vadisi’ne uzanan bir başarı hikâyesi… Melisa’nın zaferi
  • HABER TURKIYE
  • Genel
  • Salihli’den Silikon Vadisi’ne uzanan bir başarı hikâyesi… Melisa’nın zaferi

Salihli’den Silikon Vadisi’ne uzanan bir başarı hikâyesi… Melisa’nın zaferi

ABONE OL
16 Aralık 2020 09:54
Salihli’den Silikon Vadisi’ne uzanan bir başarı hikâyesi… Melisa’nın zaferi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Silikon Vadisi’nin son dönemde en gözde şirketlerinden biri olan Scale, yaklaşık 4 milyar dolara ulaşan değeriyle göz kamaştırıyor. Ve bu şirketin hızla yükselmesinin nedenlerinden biri de yönetici kadrosundaki bir Türk. Henüz 26 yaşında olan genç ve başarılı bilgisayar mühendisi Melisa Tokmak, kendi hikâyesini sosyal medyadan paylaştı. Binlerce beğeni alan o başarı hikâyesi Salihli’de yazılmaya başladı. 1994 yılının ağustos ayında Sedat ve Ayşegül çiftinin tek çocuğu olarak dünyaya geldi Melisa. Evlatlarını kucaklarına aldıklarında ikisi de bilmiyordu ondaki potansiyeli. Kendisi her ne kadar, ‘Dahi değilim çalışkanım’ dese de genç yaşına rağmen yaptıkları göz kamaştırıyor. “Eğitim yaşamıma küçük bir yerde büyük olanaklarım olmadan başladım. Bütün Türk gençlerinin kendilerine güvenmelerini istiyorum” diyen Melisa başarıya ulaşmak için geçtiği zorlu yolları ve ardında bıraktığı yılları şöyle anlatıyor:

‘DAHA İYİSİ İÇİN UYUMAZDIM’

“Derslerim hep çok iyiydi. Daha da iyi olana kadar uyumaz, çalışırdım. Ama başka aktivitelerden de geri kalmadım. Tiyatro, dans, spor gibi birçok sosyal faaliyet içerisinde yer aldım. Altınordu İlköğretim’de okuyordum. Sonra şans bu ya Salihli’de BİLSEM açıldı. Oraya başlayınca projeler yapmaya başladım. Üzüm kurutma yöntemi projemle TÜBİTAK Türkiye birincisi oldum. Gebze’de yüksek potansiyelli çocuklara özel eğitim veren Türk Eğitim Vakfı İnanç Türkeş Özel Lisesi’nin (TEVİTÖL) sınavlarına girdim ve tam burs kazandım. Lisede de fizik projemle TÜBİTAK Türkiye birincisi oldum. Sonra beni Helsinki’ye yarışmaya gönderdiler ve orada da ödül aldım. İngilizce ve Fransızca öğrendim ama bu bana yetmiyordu. Hep daha fazlasını istiyordum.

‘KORİDORDA STANFORD’I DUYDUM’

Bir gün lisede koridorda yürürken son sınıflardan bir çocuğun Stanford dediğini duydum. Sadece ismi bile çok ilgimi çekmişti. O an karar verdim, araştırmaya başladım ve dedim ki ben burada okuyacağım. İlk olarak yaz kampına gitmek için başvuru yaptım. Stanford yaz okulu beni burslu kabul etti ama uçak biletleri çok pahalıydı. Bu yüzden alamıyorduk ve ben çok üzüldüm. Ama yılmadım. Bir akşam oturdum bilgisayarın başına ve aklıma gelen tüm iş insanlarına mail atmaya başladım.

O MAİL HAYATINI DEĞİŞTİRDİ

Kendimi tanıtıcı bir mail yazdım nerede okuduğumu neler yaptığımı anlattım. Hatta sizin için staj yapayım dedim. Bedava da istemedim yani. Ancak kimsenin mail adresini bilmiyordum. Aklıma gelen her kombinasyonu denedim. Yüzlerce mail attım o gece. Ama rastgele girdiğim mail adreslerinin yüzde 99’u yanlış çıktı. Yazdıklarımın neredeyse hiçbiri gitmedi. Olmayacak herhalde dedim. Ama ertesi gün bir baktım Türkiye’nin sayılı iş insanlarından biri, bana dönüş yapmış. İnanamadım ve aşırı heyecanlandım. Telefonla görüştük kendisiyle ve beni gönderdi o yaz Stanford’a. Hayatımı değiştiren evre bu oldu yani hedefe bir resim koymamı sağladı.

HİNDİSTAN’DA DİL ÖĞRENDİ

Stanford’a gitmek için İngilizceyi çok iyi konuşmam gerekiyordu. O yüzden yurtdışında okumak istiyordum. Üniversiteye Amerika’ya gideceğim için lisenin son iki yılını okumak için United World College (Birleşik Dünya Kolejleri) başvurusu yaptım. Yaklaşık 20 tane böyle okul var. Ben birinci sıraya Hindistan’ı yazdım. Her ülkeden 1-2 öğrenci seçiliyor. Ben de Hindistan’a gittim hem de tek başıma ve iki sene orada okudum.

Okulların kabul günü geldi çattı. Princeton, Dartmouth, Upenn’den kabuller aldım ama aklım hâlâ Stanford’daydı. Stanford’a girdim. O haberi aldığım an hayatımın en güzel anıydı. Sonrasında annemin telefondaki sesini hiç unutamam.

FACEBOOK’TA İŞE BAŞLADI

Facebook’a başladığımda benim alındığım pozisyona tüm dünyadan sadece 7 kişi alınmıştı. Product manager (ürün yöneticisi) olarak başladım. Normalde o pozisyon için yıllarca deneyim istiyorlar. Ama başarılı gençleri üniversiteden mezun olunca hemen alıyorlar. Ben de orada başladım, 2 sene çalıştım. Ama ben kendi etkimin daha büyük olacağı bir yerde olmak istedim. O yüzden şimdi çalıştığım şirketten teklif alınca kabul ettim ve bir yıldır da buradayım. Geçtiğimiz sene gece gündüz çalıştık. Hatta bazı günler, günde 20 saatten fazla çalışıyorduk. Şirketi 1 senede 3.5 kat büyüttük. Silikon Vadisi’nin en önemli machine learning (makine öğrenimi) startup’larından biri haline getirdik. Hâlâ buradayım ve şirketin bir kısmını yönetiyorum. Şimdiki hedefim kendi şirketimi kurmak.”

‘BİLGİSAYARIM BİLE YOKTU’

İsteyince her şeyin başarılabileceğini belirten Tokmak, “Benim ortaokula kadar bilgisayarım bile yoktu. Bilgisayar mühendisliği çok uzaktı benim için ama bu bölüm önemliydi ve ben de ulaşmak için çok çalıştım. Salihli’de çevremdeki insanlar bilmiyorlardı tabii Stanford’ı. Bana ‘Türkiye’den bir yer kazanamadın mı’ diye soruyorlardı. Ama annem ve babam her zaman olduğu gibi yine arkamdaydı. Zorluklarla hayatlarında ilk kez Amerika’ya geldiler mezuniyetimi görmek için. Hayatımın en gururlu anıydı. İnandıktan sonra herkes çok güzel şeyler başarabilir. Önce bunu anlamak lazım. Emek verdikten sonra Türkiye’de ve dışarıda çok fazla olanak var. Kolay değil evet çok çalışmak lazım ama başarmak için bu şart. Hikayemi paylaşma amacım aslında buydu. Örnek olsun ve Türkiye’deki kardeşlerimiz de bunu başarabileceğini bilsin” dedi.

BİZİ HEP ÇOK GURURLANDIRDI

Anne Ayşegül Tokmak: Melisa bir yaşına bile basmamıştı. Lego oyuncaklar vardı yanında. Baktım onlardan küp yapmış. Bozdum, bir kez daha aynısını yaptı. O zaman anladım bu kızda bir şeyler olduğunu. 3-4 yaşlarındaydı, bizim gazete okuduğumuzu görüp ben niye okuyamıyorum diye kızardı. Sonra bir şekilde kendiliğinden okumayı söktü. 14 yaşındaydı evden gittiğinde. Bazen keşke bu kadar zeki olmasaydı diyorum. Bir tane kızım var çünkü onu çok özlüyorum. Ama bizi hep çok gururlandırdı.

Baba Sedat Tokmak: Ben profesyonel futbolcuydum. Daha küçükken benimle antrenmanlara, kamplara gelirdi. Sosyal biriydi. Sürekli ders çalışan bir çocuk değildi. Hayatı her yönüyle yaşardı. Ama çocukluğundan belliydi böyle olacağı. Başarılı ol diye baskı yapmadık. Mutlu olsun istedik sadece.

Hürriyet · Uzaktan Eğitim Günlerinde Fark Yaratan Öğretmenler

En az 10 karakter gerekli

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.